• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Çin’in son hamlesi piyasaları etkiler mi? CAHİT SÖNMEZ Çin’in son hamlesi piyasaları etkiler mi? cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12.01.2018, 00:00

Piyasa formülünde yer alan değişkenleri neredeyse ezberledik. FED'in kararlarından jeopolitik risklere kadar bir dizi unsur var piyasaları olumlu ya da olumsuz etkileyen... Zaman zaman bu denklemden çıkan veya yeni eklenen değişkenler de oluyor. Bu hafta ortasında Çin hazinesinin alabileceği olası aksiyon piyasa denkleme girdi. Çin, Amerikan hazine kağıtlarının bundan sonra alımını azaltabiliriz ya da almayabiliriz fikrini ön plana çıkardı.
Çin daha önce de gündeme getirdiği bu konuyu "aba altından sopa gösterme" amaçlı mı yapıyor? Eğer ciddi ise Çin'in Amerikan hazine kağıtlarını almaması piyasalar açısından nasıl sonuçlar doğurabilir?
ABD'nin 20 trilyon dolar sınırına gelmiş diğer bir deyişle milli gelirinin üzerinde (yüzde 108) borç stoku var.
Borçların finansmanı için bu tutara yakın miktarda ihraç ettiği Amerikan hazine tahvilleri var kurumların ve bireysel yatırımcıların elinde... Bunların dörtte üçü ABD içinde, kalan yaklaşık 5,5 trilyon doları da ABD dışında. Açık bir ifadeyle Amerika'nın borçlarının bir kısmını diğer ülkeler kapatıyorlar.
Bu sayede Amerikalılar yeterince tasarruf yapmak zorunda kalmıyorlar, daha fazla tüketim yapabiliyorlar. Çin ve Japonya Amerikan tahvillerini en fazla elinde tutan iki ülke... Çin'de 1,2 trilyon dolarlık Amerikan tahvili var. Türkiye ekonomisinin yüzde 150 kadarı...

KAZAN KAZAN

Amerikalıların yaptığı tüketimlerin büyük çoğunluğu ise Uzakdoğu Asya'dan gelen mallar oluyor. "Basit bir ifadeyle al gülüm ver gülüm politikası". Çin, Amerika'nın kendi mallarını ithal etmesiyle büyüme hızını ve istihdam oranını artırıyor, Amerika da Çin halkının yaptığı tasarruflar ile kendi borçlarını çeviriyor. Bu zincir kırılır mı? Hayır kırılmaz. Çünkü iki tarafın kazandığı bir oyun var ortada... Bir de şöyle bir gerçek söz konusu dikkatlerden kaçmaması gereken. Çin'in yapmaya çalıştığı son hamle ile 10 yıllık ABD tahvil faiz oranları yüzde 2,6'lara kadar çıktı. Piyasalar haklı olarak, madem ABD tahvilleri Çin tarafından alınmayacak, bu takdirde değersizleşir biz de bu beklentiyi satın alalım dediler. Sonuçta faizler yukarı geldi. Yakın zamanda yüzde 2'ler civarında olan tahvil faiz oranının yüzde 2,6'lara gelmesi ile aktifinde ABD tahvili olan banka ve banka dışı kurumların varlıkları değer kaybı oranında azaldı. Daha da önemlisi Çin rezerv değeri de gerilemiş oldu faizlerin yükselmesiyle...

ÇİN İSTEMEZ!

Şimdi kritik soruların yanıtından devam edelim... Çin toplam rezervlerinin yüzde 38'ini oluşturan ABD tahvillerinin değer yitirmesini ister mi?
İkincisi, ürettiği malların üçte birini yolladığı ülkenin tasarruf açığı ve borç çevirme sorunu yaşamasını ister mi? Tabi ki her ikisini de istemeyecektir. Kurulu düzeni bozmayı tercih etmeyecektir.
Kısacası Çin'in daha öncelerden alışık olduğumuz bu atağının piyasalar üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyorum.
Dolayısıyla, kısa süre içinde bu faktör piyasa denkleminde çıkacak.
ABD ekonomisinin toparlanma performansı, Trump'ın vergi reformunun uygulanma kararlılığı ve bu bağlamda FED'in alacağı aksiyonlar temel belirleyici olacak dolar için... Daha doğrusu tüm piyasalar için. İkinci sırada jeopolitik riskler izlenecek piyasa aktörleri tarafından.
Piyasaların genel değerlendirmesini, Borsa için destek ve direnç noktalarını, TL faiz oranlarını ve kur seviyelerini bir sonraki yazımda ele alacağım. Tabi altını da...

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN