• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Böyle de güzeliz FİLİZ ÖZKOL Böyle de güzeliz filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 22.02.2021, 00:00

"Kişi kendini aynada beğenmezse çatlarmış" diye eski bir atasözü ile başlamak istiyorum yazıma.
Yaşamın ağır kıskaçları içinde kendimizi mutlu etmenin yollarını aramaya devam edelim bakalım. Sonuca ne kadar yaklaşabiliriz. Tatmin olmayan biyolojik yapımıza söz geçirmek ne mümkün. Güzelliğin ölçüsü ve sınırlarını kim tayin ediyor?
Estetikçiler mi ? Modacılar mı?
Her iki sektörde insanoğlunun zaafları üzerine kurdukları imparatorluklarında keyiflerini sürerken, ruhsal ve bedensel sağlığımıza verdikleri hizmetleri tabii ki yadsıyamayız. Sonuç ne olursa olsun "İyi ki varlar" diyebileceğimiz bir hoşnut yarattıkları için kendilerine teşekkür borçlu olduğumuzu da unutmayalım...

ALGIDAKİ GÜZELLİK
Özellikle biz kadınlar bir türlü doymayan güzellik arsızı haline gelmişken, aslında bilmeden çevremize iş sahası açıyoruz.
Bizi mutlu etmek isteyen bir dolu hizmet kuruluşu, çevremizde pervane dönüyor. Belki de bilerek veya bilmeden sağladığımız fayda birçok insanın geçim kaynağı oluyor. Arz ve talebin en iyi şekilde hizmet verdiği bir alan güzellik. Peki güzellik deyince neyi algılıyor veya anlıyoruz? Güzel olmak önemli midir? Güzellik dış görünüşün beğenilere uygun olması mı demektir? Evrensel bir güzel var mıdır? Hepimiz farklı zevklere, farklı düşüncelere, farklı kişiliklere sahibiz. Bu nedenle tercihlerimiz değişiktir. Bir konu hakkında zıt şeyleri savunabiliyoruz.
Peki, güzellik anlayışımız ne durumdadır? Ortak bir güzelde karar kılabilir miyiz? Yoksa düşüncelerimiz gibi, güzellik ölçütümüz de değişir mi?

DOĞAL BİR IŞILTI
İnsan keşfettiği güzelliğe ait parçacıkları, ahenkli bir bütün içerisinde birleştirerek, kendi kafasında var olan kavramını oluştururken, bunun da peşinde koşar, hep onu ararmış.
Geçmişin felsefecileri ve güzellik kavramı üzerinde eserler yaratan sanatçılar arasında da karmaşalar yaşanmış. İşin aslına bakarsak yıllardır herkesin kendine özgü bir hayali vardır.
Güzel olmak için abartıya gerek yok. Güzellik armonidir, ahenktir.
Güzel olan kalabalık içinde anında fark edilen ve sonrasında da hafızalardan kolay kolay silinmeyen, hep hatırlanandır.
Güzellik; saf, masum doğal bir ışıltıdır. Rahat bir ortamda kendini, güven duygusu ve zarafet olarak gösterir. Eksik yanların için isyan etmeden, doğuştan sana verilen her şeye şükretmek, hayata tutkuyla bağlı olmaktır; anı yaşama becerisidir.
Sakinliktir; sıcaklık, güç, bilinç, merhamet, saygı ve bilgeliktir.
Güzellik belleğimizde, duyularımızda, sezgilerimizde saklıdır.
Ortaya çıkması için tanımlama araçlarının hangisinde yeterliysek onu kullanmamız gerekir.

GÖNÜL KİMİ SEVERSE
Bizim atalarımızın gözünü seveyim gönül kimi severse güzel odur derken en anlamlı bir kavramı ortaya çıkarmış. Aşkın gözü kör diyerek peşlerinde koştukları Leylaların, Aslıların, Şirinlerin bir güzellik harikası olduklarını zannetmiyoruz.
Üstelik şimdiki estetik anlayışımıza göre, oldukça farklı olan bu aşk tanrıçalarının sevdiklerinin gönüllerinde güzelmişler ki, mitolojik kadın kahramanlar halinde hala aşka en iyi örnek gösterilebiliyorlar. Evet "Biz böyle de güzeliz" diyerek kalbimizdeki kişinin gönlünde taht kuralım. Küçük alıntılarla da konumuzu kapatalım.

İnsan gözdür, öte yanı deriden, etten başka bir şey değil. Gözü, neyi görürse değeri o kadardır insanın.

Mevlana

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.