• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Hüzün kapısı

İSMAİL HAKKI DOSTOĞLU

Hüzün kapısı

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23 Eylül 2026

Dünyada bazı yerlerin adı bile hikâyesini anlatır. Yemen ile Afrika Boynuzu arasında daracık bir boğaz var. Adı Babülmendep. Yani; Hüzün Kapısı. Haritada küçücük görünür. En dar noktasında iki kıyı arasında yalnızca 29 kilometre var. Ama bazen haritada küçücük görünen bir yerin ağırlığı, koskoca ülkelerden fazla olabiliyor. Babülmendep de öyle. Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne, oradan Hint Okyanusu'na bağlayan boğaz, aynı zamanda Süveyş üzerinden Akdeniz'e ve Avrupa'ya ulaşan deniz yolunun en kritik noktalarından biri. Petrol geçiyor, konteyner gemileri geçiyor, dünya ticareti akıyor. Rakamlar, boğazın önemini zaten anlatıyor. 2025'in ilk yarısında Babülmendep'ten her gün ortalama 4,2 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti. 2023'te bu rakam günlük 9,3 milyon varildi. Sonra saldırılar başladı. Bazı gemiler rotalarını değiştirerek Afrika'nın çevresinden, Ümit Burnu'ndan dolaşmaya başladı. Yol uzadı. Navlun yükseldi, sigorta maliyetleri arttı. Yemen'de atılan bir füzenin faturası böylece binlerce kilometre uzaktaki bir marketin kasasına kadar ulaşabilir hale geldi. Peki bugün Babülmendep'i neden yeniden konuşuyoruz? Çünkü Hüzün Kapısı'nın çevresindeki dengeler değişiyor. Bu değişimin merkezinde de Husiler var.

DAĞLARDAN DENİZE
Husiler yeni ortaya çıkmış bir yapı değil. Yemen'in kuzeyindeki Zeydi nüfusun içinden doğan Ensarullah hareketi yıllarca merkezi yönetimle savaştı. 2014'te başkent Sana'yı ele geçirdi. Ardından Suudi Arabistan'ın müdahalesi geldi ve İran'ın desteği arttı. Sonra Amerika ve İsrail de denklemin içine girdi. Yemen'deki iç savaş, giderek bölgesel bir hesaplaşmanın parçası haline geldi. Bir zamanlar Yemen'in dağlarında savaşan Husilerin bugün füzeleri, insansız hava araçları ve deniz trafiğini tehdit edebilecek askeri imkânları var. Fakat son günlerde sahada yaşananlar daha önemli. Husiler Yemen'in batı kıyısında ilerleyerek Mokha'yı ele geçirdiler. Ardından Babülmendep'in ortasındaki stratejik Mayun, diğer adıyla Perim Adası'na ulaştılar. Güney Kızıldeniz'deki bazı adalarda da kontrol değişti. Birleşmiş Milletler bölgedeki durumu "giderek daha değişken" olarak tanımlıyor. Ticari gemi trafiği şimdilik devam ediyor. Ama mesele artık yalnızca Yemen'de hangi şehri kimin kontrol ettiği değil; Mesele, Babülmendep'e kimin ne kadar yaklaşabildiği.

HARİTANIN İKİ UCU
Bir tarafta Hürmüz Boğazı var, diğer tarafta Babülmendep. İran'ın Hürmüz üzerindeki stratejik ağırlığını yıllardır konuşuyoruz. Şimdi Babülmendep çevresinde İran'la yakın ilişkileri bulunan Husilerin askeri konumu güçleniyor. Asıl tedirginlik de buradan kaynaklanıyor. Dünya enerji ve ticaretinin iki kritik geçiş noktası aynı dönemde krizlerin merkezinde. Washington da bunu hesaplıyor Riyad da. Avrupa ise Kızıldeniz'den geçecek gemilerini düşünüyor. Tahran'ın da kendi hesabı var. İşin ilginç tarafı, Amerika'nın bir taraftan Husilerle mücadele ederken diğer taraftan geçtiğimiz günlerde Umman'da temsilcileriyle masaya oturması. Düşünün... Bir zamanlar Yemen'in kuzeyindeki dağlarda savaşan bir hareketten söz ediyoruz. Bugün dünyanın büyük başkentleri attığı adımları hesaba katmak zorunda. Bunu sadece sahip oldukları füzelerle açıklamak mümkün değil. Coğrafyanın kendisi de güç.

COĞRAFYA SİLAHTIR
Mesleğim boyunca bulunduğum savaş bölgelerinde bunu defalarca gördüm. Savaş her yer aynı değerde değildir. Bir tepe için günlerce çatışılır. Bir köprü için yüzlerce asker görevlendirilir. Bir liman kaybedildiğinde savaşın seyri değişebilir. Bazen de küçücük bir boğaz, kendisinden çok daha büyük ülkelerin hesabını altüst eder. Babülmendep tam da böyle bir yer. Husilerin bugün kazandığı stratejik ağırlığın önemli bir kısmını da bu coğrafyadan ayrı düşünemeyiz. Fakat haritalar üzerinde yapılan bütün bu hesapların arasında unutulanlar var. Yemenliler. Son çatışmalar yüz binden fazla insanı yeniden evinden etti. Biz Hürmüz diyoruz, Babülmendep diyoruz. İran'ı, Amerika'yı, Suudi Arabistan'ı, Husileri konuşuyoruz. Fakat o haritanın üzerinde yaşayan insanlar var. Ben Yemen'i yalnızca haritada görmedim. O insanların yüzlerini gördüm. Belki de bu nedenle Babülmendep'in adı bugün bana eskisinden daha anlamlı geliyor. Hüzün Kapısı... Yüzyıllardır ordular geçti, gemiler geçti, petrol geçti, para geçti. Şimdi Husiler geliyor. Bir tek hüzün o kapıdan hiç gitmiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.