Yine bir sezonu daha geride bıraktık. Acısıyla tatlısıyla bir sezon diyemiyorum. Çünkü yine hakemlerin üzerine bahis ve şike operasyonlarının konuşulduğu bir sezon oldu. Düşenler isyan başlattı. Kalanlar sessizliğe büründü. Ama benim için sonu her ne kadar acı olsa da Göztepe'nin yolu en güzeliydi. Geçen senenin üzerine koymayı başardılar. Hataları olmadı mı? Tabi ki de oldu. Fakat orta da olan başarıyı da es geçmemek gerek. Hataların en başında gelen kadro derinliğinin sağlanamaması ve sezon başı takımdan ayrılan Romulo'nun yerinin doldurulamaması oldu. Ama şunu kabul etmeliyiz Göztepe alt sıralardaki rakiplerine bu kadar puan dağıtmamış olsaydı şu an belki de ilk dörtte bile olabilirdi. Fakat ben yönetimin geride bıraktığımız iki sezondan gerekli dersleri çıkardığını ve gelecek sezon daha iddialı bir kadro göreceğimize inanıyorum. Burada asıl önemli konu eldekini koruyabilmek. Tabi ki de Göztepe gibi yetiştirmeyi ön plana alan takımlarda öncelik transferden kazanılacak para. Fakat bunun yanında başarının da gelmesi için belli başlı isimlerin de dokunulmaz olması gerekiyor. Son olarak da taraftardan bahsetmek isterim. Yağmur-çamur, uzak-yakın demeden sürekli bu takımın yanında olan taraftarlara kocaman bir alkış. Fakat gelecek sezondan itibaren daha hareketli, daha canlı ve rakibi boğan bir tribün görmeyi bekliyoruz
MAKAS AÇILDI
ŞAMPİYONLUK yarışındaki makas giderek artıyor. Aslında Fenerbahçe özelinde söylediğimizde belli başlı nokta atışı hamleler yapılabilse şu an durum bambaşka olabilirdi. Galatasaray'ın başarısının arkasındaki en büyük sır birliğin sağlanması oldu. Yönetim ve teknik heyetin karşılıklı güven duygusu, üzerine yapılan transferlerle durum bu noktaya geldi. Fenerbahçe yine seçime gidiyor. Ama gelecek mi, geçmiş mi kazanacak belli değil. Her ihtimalin olduğu bu iklimde teknik direktör ve transferlerde de aksaklıklar yaşanıyor. Beşiktaş'ta yine teknik direktör ayrılığı yaşandı. Ama eylül ayı boyunca alınacak sonuçlara göre yönetimde değişebilir. Çünkü sorunun temeline inmeden günlük çözümlerle bir yere varılmaya çalışılıyor. Trabzonspor, bu nokta da diğerlerine göre daha akıllı hamleler yapıyor. Fakat onlarında biraz kadrosunun oturması için zamana ihtiyacı var. Ee sonuç olarak meydan yani ülkesinin dört bir yanındaki meydanlar Galatasaray'a kalıyor
TARİH YAZDILAR
EGE takımları için sezon hüsran ile sona erdi. Düşenler, çıkamayanlar derken, bir tek Muğlaspor'dan tarihi başarı geldi. Yeşil-beyazlılar, üç sezonda yaşadığı şampiyonluklarla Bölgesel Amatör Lig'den Birinci Lig'e yükselmeyi başardı. Şimdi 1. Lig'de Muğla'nın iki takımı var. Doğru hamlelerle birlikte yolun sonu Süper Lig'de olabilir. Ama takımlarımızın yalnız bırakılmaması ve doğru yönetilmesi gerekiyor. Önümüzde Nazillispor ve Bucaspor 1928 örnekleri var. Düşüş maalesef durmuyor. Ya da Altay gibi günü kurtaran suni başarılarla da olmuyor. Kulüplere yazık etmeyin. Ege ekiplerinin sonu Karabük İY ve ya Mersin İY gibi olmasın.
DEĞİSİM RÜZGARI
Avrupa'da önemli değişimler yaşanıyor. Eğer kulüplerimiz akıllı davranırsa bu yaz döneminde ülkemize yıldız yağmuru olabilir. Mesela Real Madrid'in başına Mourinho geçecek. Bu da Benfica'nın da hoca aradığını gösteriyor. Ya da City'de Guardiola ayrılacak. İspanyol teknik adamın nereye
gideceği de çok önemli. Bir de bu isimler gittikleri takımda kendi istediği futbolcuları görmek isteyecek. Kulüpler de bu yüzden kadrolarında temizliğe gidecek. Bunun en büyük örneği ise Chelsea olacak. Şişen kadroları rahatlatmak isteyen kulüpler uygun fiyatlara yıldızlarını ya da potansiyelli oyuncularını bırakacak. İşte tam bu nokta da doğru hamleler yapan takımlar kazanacak.
