Bir sezon boyunca umutla büyüyen hayallerin sonu bazen tek bir düdükle gelir. Göztepe için Samsun deplasmanında çalan son düdük, sadece bir maçın değil, Avrupa'ya uzanan büyük bir hayalin de sonu oldu. Sarı-kırmızılılar sahadan mağlubiyetle ayrılırken, Gaziantep FK karşısında kazanan Başakşehir beşincilik koltuğunu aldı. Göztepe ise sezonu altıncı sırada tamamladı. Kağıt üstünde belki sadece bir sıra fark vardı ama tribünlerin kalbinde bu fark çok daha büyük bir yara bıraktı. Çünkü bu şehir yeniden inanmıştı. Aylar boyunca yağmurda, sıcakta, deplasmanda, iç sahada aynı hayalin peşinden koştu insanlar. Gürsel Aksel'de yükselen o ses sadece tezahürat değildi. Yeniden ayağa kalkmanın, yeniden büyük olmanın çığlığıydı. Her galibiyette umut biraz daha büyüdü, her puanda Avrupa biraz daha yakınlaştı. Taraftar uzun zaman sonra ilk kez geleceğe korkmadan bakmaya başlamıştı.
BÜYÜK DÜŞ YARIM KALDI
Ama futbol bazen en acı hikayeleri en güzel hayallerin sonuna yazar. Samsun'da kaybedilen sadece üç puan değildi. Belki bir neslin birlikte kurduğu o büyük düş yarım kaldı. Maç bitiminde tribünlerdeki sessizlik her şeyi anlatıyordu. Kimse konuşmuyordu çünkü bazı hayal kırıklıkları kelimelerle anlatılamazdı. Gözlerde öfke yoktu. Sadece derin bir hüzün vardı. Çünkü bu takım için gerçekten inanılmıştı. Yine de bu sezonu yalnızca kaçan Avrupa biletiyle hatırlamak haksızlık olur. Göztepe uzun yıllar sonra yeniden mücadele eden, korkmayan, şehirle bütünleşen bir takım olduğunu gösterdi. İnsanlara yeniden heyecan verdi. Çocuklara forma aldırdı, deplasman yollarını yeniden anlamlı yaptı. Belki Avrupa olmadı ama bu arma yeniden kalplere dokundu. Hayaller suya düşmüş olabilir. Umutlar tükenmiş gibi hissedilebilir. Ama futbolun en güzel tarafı da burada saklıdır. En ağır hüzünlerin içinde bile yeni bir başlangıcın tohumu vardır. Ve Göztepe taraftarı iyi bilir.Bazı hikayeler bir sezonluk değildir.
