• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Dünya nüfus günü

ZEKİ HOZER

Dünya nüfus günü

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 09 Temmuz 2026

11 Temmuz Dünya Nüfus Günü. Küremizin nüfusu hakkında farkındalık yaratmak amacı ile her yılın 11 Temmuz günü değişik etkinlikler yapılıyor. Mavi gezegenimizin nüfusu 5 milyara ulaştığı 11Temmuz 1987 tarihine izafeten Birleşmiş Milletler bu günü unutmamaya karar vermiş! Bu makaleyi kaleme aldığım gün yani bu hafta başında, dünya nüfusu anlık olarak 8 milyar 301 milyon 131 bin 956 idi. Bunun 4 milyar 171 milyon 740 bin 315'i erkek, kadınlar ise 4 milyar 129 milyon 391 bin 281 kişi. Sadece bir günde doğan bebek sayısı 263 bin 491. Bir gündeki ölüm vakası ise 126 bin 546. Şimdilik büyüme gradienti korunuyor çünkü 2026 yılı başından bugüne kadar toplam doğumlar 67 milyon 785 bin 798 iken, aynı dönemde ölenlerin sayı 32 milyon 555 bin 420 olarak gerçekleşmiş. Büyüme oranı yüzde 0.825. Merak eden okuyucularımız bu verileri https://www. worldmeters.info adresinden takip edebilirler...

İSTİAP HADDİ
Birçoğumuz gibi ben de merak ediyorum, acaba dünya rezervleri ne kadarlık bir nüfusu sorunsuz barındırabilir diye! Birçok bilim insanı bu konuda iyimser olmakla birlikte Colombia Üniversitesinden Joel Cohen gibi ünlü nüfus biyologları yine de gezegenin bir istiap haddi olduğu konusunda ısrarcılar. Ancak bunu, sadece beslenme argümanları bağlamında değil, diğer çevresel faktörler yani azot döngüsü, fosfor miktarı ve atmosferdeki karbon konsantrasyonu perspektifinde açıklıyorlar. 1662 yılında, John Graunt'ın ölüm kayıtlarına dair yayımlanan ilk çalışmasından günümüze kadar pek çok bilim insanı ve filozof da bu konuya kafa yordu. Nihayetinde İngiliz bilgin ve din adamı Thomas Robert Malthus, 1798 yılında yazdığı 'Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme' kitabında son noktayı koydu! 'Sonuç olarak; insanlık, gezegeni aşırı doldurarak, tüm kaynaklarını tüketecek ve kitlesel bir kıtlık sonucunda yok olacak'.

NÜFUS HIZLA ARTACAK
Yapılan projeksiyonlarda, 2050 yılına kadar, zengin batılı refah toplumlarında nüfus azalırken, yoksul ülkelerdeki nüfus artışı devam edecek gibi görünüyor. On bin yıl önce tüm dünya nüfusu on milyon bile değildi. 18. yüzyılın başında bir milyar rakamını geride bırakırken, iki milyarlı nüfus sayımları için sadece 127 yıl beklemesi gerekti. 3 milyar sayısını da 1961 yılında görmüştük. 2000 yılına gelindiğinde ise dünyamızın nüfusu altı milyarı geçmişti.( United Nations; World Population Prospects). Sadece 24 yıl sonra, 11 milyar insan gezegenimizin sakini olarak yaşamaya devam edecek, eğer çok büyük afetler, savaşlar ya da global iklim değişiklikleri, habitat daralması ve pandemi gibi majör nedenlerle kitlesel nüfus azalmaları olmazsa, 2100 yılında belirtilen rakamın da yüzde 50 artacağı projekte ediliyor.

KAPASİTE 16 MİLYAR
Nüfus artışını büyük oranda şu yedi ülkede göreceğiz: Hindistan, Nijerya, Tanzanya, Kongo, Nijer, Uganda, Etiyopya. Ayrıca, demografik olarak 2 milyarı aşan yaşlı insan populasyonu hem işgücü dinamikleri hem de sosyoekonomik bağlamında bir çok sorunu oluşturma potansiyeline sahip olacak. Nüfustaki artış ekonomik, sosyal ve politik bazı yapısal sorunları insanlığın karşısına çıkarıyor. Her ne kadar iyimser bir perspektif ile Mahatma Gandhi, "Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadar zengin" demiş olsa da nihayetinde fizik ve ekonomi gibi bilim ve disiplinler, dünyanın kapasitesinin en fazla 16 milyar insanın ihtiyacını karşılayacağını ortaya koyuyor.

TÜKETİM ADALETSİZLİĞİ
Gezegenimizin kaynaklarının sınırlı olması bir yana, değişik ülkelerde adil olmayan bir tüketimin olması da ek bir sorun. Ortalama bir Amerikalı ya da Avrupalı, asgari gıda düzeyinin 3.3 katı, asgari temiz su düzeyinin 250 katını tüketiyor! Mavi gezegenimizde, ekilebilir arazi yaklaşık bir buçuk milyar hektar civarında. Yani üç buçuk milyar dönüm. Eğer bu araziyi verimli kullanıp ekip biçersek iki milyar ton tahıl elde edebiliriz ki, Wilson ve arkadaşlarının hesabına göre bununla da maksimum on milyar insan beslenebilir! Daha önceki makalelerimde de altını çizdiğim gibi, Populasyon Referans Bürosu (PRB) gibi kuruluşlar raporlarında, Homo Sapiens'in dünyada ilk kez görüldüğü 50 bin yıl önceden günümüze kadar doğan ve ölenlerin kümülatif sayısının 108 milyar olduğu düşünüyor. Sonuç olarak, nüfus artışı algoritması çok kompleks faktörlerden oluşuyor ve belli bir noktaya kadar yükselmesi ya da açlık ve iklim gibi değişiklikler sonrası dalgalanması çok olağan. Bu yüzden 10 bin yıl önceki tarımın başlangıcında, dünya nüfusu 5 milyonken, şimdilerde 8.3 milyar. Bu noktada akıllara John B. Calhoun'un 1972'de yaptığı ütopik laboratuar deneyleri geliyor: 'Universe 25' olarak bilinen bu deney, özellikle nüfus planlaması propagandası için kullanıldı, ama özünde "davranış batağı" dediğimiz, toplumun katı bir şekilde karanlık ve ürkütücü sonuçları ile yok olmasını ortaya koyuyordu. Sonuçta matematik, dizi uzadıkça ardışık farkların giderek küçüleceğini yani yaşam süreci sonsuz döngüye doğru giderken, insanlık için optimum bir sınırın gerçekleşeceğini bize gösteriyor. Tüm dünya uluslarının, güzel mavi gezegenimizin zenginliklerinden eşit şekilde yararlandığı ve refahı paylaştıkları yılların umudu ile makalemize son noktayı koyalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.