• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Avrupa hasta adam!

ZEKİ HOZER

Avrupa hasta adam!

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24 Ekim 2026

Bugünlerde medyadaki Fransa'yı kasıp kavuran gösterilerle ilgili dış haber bültenleri, bizim fon meselesini bile gölgede bıraktı! Dünyanın ilgisini yeni yeni çekse de, bu gösteriler neredeyse bir ayı aşkın süredir devam ediyordu. Her şey eylül ayı ortalarında, liseli öğrencilerin banliyölerde daha iyi eğitim şartlarını talep eden masum sayılabilecek eylemleri ile başladı. Kalabalık sınıflar, yetersiz alt yapı ve boş geçen derslerle zaten isyanın sınırına gelmiş öğrenciler ve onların aileleri için dönem başında artan harçlar sabırlarını taşıran son damla oldu. Ancak hayat pahalılığı ve gelir eşitsizliği ile her zamankinden daha fazla madur olan geniş halk kitleleri zaten diken üstünde idiler. Tarım sektöründe çiftçiler maliyet artışı ve ürünlerinin yok pahasına satmalarından dert yanarken, tüm kesimler İran ve Ukrayna savaşlarının etkisi ile tavan yapan akaryakıt fiyatlarını artık tolere edememekten yakınıyorlardı.

ENKAZ ALTINDA KALDI

Bu tür halk ayaklanmaları sadece Fransa ile sınırlı değil. İspanya'dan İtalya'ya, Belçika'dan Portekiz'e birçok ülkede kitle protestoları görüldü. Birisinde konut krizi, diğerinde artan enflasyon, öbüründe hayat pahalılığı dile getirilse de, temelde olan ana sorun, varolan problemlere yanıt veremeyen siyasi otoritenin zayıflığında yatıyor. Fransa örneğinden devam edersek, önümüzdeki yıl iktidarı sona erecek olan Macron'un ülkeyi getirdiği nokta tam bir fiyasko! 2024 yılında Michel Barnier hükümetinin bir gensoru ile düşmesi sonrasında her şey kötüye gitti. Yerine gelen Başbakan François Bayrou'nun akıbeti de aynı oldu. Şu an görevde olan Sebastien Lecornu hükümeti de son olaylar yüzünden sallantıda. Zaten bu olaylar olmadan önce de iki gensoru sonrası zor ayakta kalmıştı. Çünkü yıllardır başta bütçe politikaları olmak üzere temel politikalarda uzlaşmaz bir siyasi arena var ülkede. Veriler, Fransa için makro ekonomik dengelerdeki sürdürülemez rakamları açığa çıkarıyor. Sözü edilen kamu borç rakamları 3.5 trilyon doları aşmış ki, Avrupa Birliğinde bu konuda üst sınır milli gelirin yüzde 3'ü. Fransa 'da ise çoktan yüzde 5'leri geçmiş durumda. Bu borç miktarı, yurt içi milli hasılanın yüzde 120'sine tekabül ediyor. Açık bir anlatım ile iflas etmiş bir görüntüdeler! Sadece yıllık borç faizleri 70 milyara yaklaşmış durumda ki, bu rakam yıllık bütçenin yüzde 7'si kadar! Bu durumda Başbakan Sebastien Lecornu, klasik ve bilindik bütçe uygulamalarına sarıldı: 50 milyar dolarlık kemer sıkma paketi. Yani başta eğitim olmak üzere tüm sosyal harcamaları kısıtladı. Sonuçta da, zaten hayat pahalılığı nedeni ile burnundan soluk alan Fransızların kafasını attırdılar ve insanlar kendini sokağa attı. Halbuki 2016 yılında iktidara gelen Macron, 'Cumhuriyet ileri' sloganı ile parlamıştı, şimdi 'cumhuriyet değerlerine' en büyük zararı veren bir profilde!.O zamanlar yüzde 66'lık bir oy oranı ile 'küçük dağları ben yarattım' havasında idi, şimdi Fransa'yı Avrupa'nın 'hasta adamı' haline getirdi. Fransa siyasetinde kökleşmiş sağ-sol ideolojik ilkeleri yok edip, 'ne sağ ne de sol bir politikamız olacak' deyip, başkanlık seçimlerini kazanırken, şimdi zayıflattığı değerlerin enkazı altında, ülkeyi en zor siyasi istikrarsızlık sarmalına sokmuş durumda. Üstelik Fransa'daki bu siyasi ve ekonomik kriz, öylesi bir dünya konjoktürüne rastgeldi ki, halihazırda görülen tüm sorunlar Avrupa ülkelerine bir pandemi gibi yayılabilir. Nitekim, önce Fransa'daki olaylara destek formasyonu ile başlayan İtalya, Belçika ve Portekiz'deki gösteriler, sonrasında kendi ülkelerini etkileyen hayat pahalılığı ve konut krizi odaklı protestolara evrilmiş duruma geldi.

SORUNLAR BENZER

Neredeyse hepsinde aynı sorunlar var: Yüksek kamu borçları, artan faizler ve siyasi istikrarsızlık. İngiltere'ye başbakan dayanmıyor, Almanya ve Avusturya dahil birçok Avrupa ülkesinde, hükümetlerin sorunları çözümleyecek politikalar geliştirememesi yüzünden, başta radikal sağ olmak üzere marjinal partiler ciddi olarak birer hükümet alternatifi haline geldiler. Ekonomik sorunları çözme yetenekleri sınırlı hükümetlerin, bu günlerde şahit olduğumuz toplumsal huzursuzlukları yok etme kabiliyeti gösteremeyeceğine neredeyse eminiz. Ne yazık ki, Avrupa, tarihinin en zayıf liderlerine sahip bir dönemden geçiyor. Sonuçta, başta yapay zeka olmak üzere birçok faktör, küresel ekonomiyi radikal bir şekilde değiştiriyor. Öyle görünüyor ki, değişen ekonomik dinamikler, yeni bir dünyanın siyasi ve sosyal yapısının taşlarını döşemeye başlamış.... Fransa'daki kriz çok boyutlu bir şekilde analiz edilmeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.