Türkiye, turizm sektörünü, uzun yıllar yaz aylarına hapsedilmiş bir deniz-kum-güneş formülasyonunda yapılandırdı ve maalesef var olan muazzam potansiyel kullanılamadı. Bu yıl yurtiçi ekonomik dinamiklerin resesif dominasyonuna eklemlenen küresel krizler, artık ülke olarak turizmde yeniden yapılanmanın zorunluluğunu teyit etmiş durumda. Bu seneki verileri aşağıda tartışacağız, ancak sanırım en önemli nokta, bu seneki deneyimler eşliğinde 2027 yılı için yeni stratejiler tespit edip bunu uygulama noktasında eylem planını realize etmektir... Doğrusu, sektörün deneyimi, altyapısı ve her krize dayanmış sıradışı birikimi, 2026 yılını telafi edecek bir 2027 projeksiyonunun hayata geçirilebilme umutlarını arttırmakta. Yapılacaklar da öyle atla deve değil: Sezonun tüm yıla yayılması ve pazar çeşitliliğinin sağlanılması, mevsimsel kaymaları tolere eden alternatif planların devreye alınması, mikro turizm ve niş alanların hizmete sunumu, kongre,golf ve arkeofilik gruplara özel rafine müşteri çalışmaları, bazı sıkıntı yaratan mevzuatlarda revizyon, operasyonel,vergi ve finansiel sürdürülebilirlik ile ilgili bazı rasyonel teşviklerin ihdası...
AVRUPALILAR GEZİYOR
ETİK Başkanı Sayın Mehmet İşler'in İzmir'i temsilen yönetim kurulunda olduğu Türkiye Otelciler Federasyonu(TÜROFED) eylül bültenindeki veriler, dünya genelindeki satış ve rezervasyon eğilimlerinin eylül ayındaki hacminin ağustos ayının rakamlarını yakaladığını teyit ediyor. Avrupa pazarında, eylül-kasım ayları artık yüksek harcama potansiyeli taşıyan bağımsız ama özel bir turizm sezonuna dönmüş durumda. Halihazırda bu sonbahar rezervasyonlar yüzde 59, satışlar da yüzde 70 artmış durumda. Kasım ayı rezervasyonları da, bu gelişmeye paralel olarak önceki yıla göre yüzde 70 artmış. 38. Virtuoso'da açıklanan küresel pazar verileri, artık sonbaharın bir geçiş dönemi olmaktan çıktığını, yeni bir turizm gerçeği olduğunun altını çiziyor. ETC(Avrupa Seyahat Komisyonu)'nin Avrupa içi seyahatlara ilişkin duyarlılık izleme raporuna göre, 2026 yılı haziran-kasım döneminde, tüm Avrupalıların yüzde 81'inin seyahat planladığını gösteriyor. Destinasyon tercihleri, küresel iklim değişiklikleri parelelinde artan maliyet baskısına göre şekillenmekte.
GÖZDE BÖLGE AKDENİZ
ETC'ye göre, Akdeniz yine Avrupalıların gözdesi olmaya devam ediyor. Ülkemiz yüzde 4'lik pazar payı ile en popüler 8. destinasyon olarak ilk 10 içerisinde var olmaya devam ediyor. Üzerimizde yer alan ilk yedi ülke sırası ile İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan, Portekiz, Almanya ve İngiltere... Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütüne göre (UN Tourism) uluslararası turizm, 1.52 milyar varış rakamı ile, pandeminin hezimetini geride bırakmış görünüyor. Genel turist için yüzde 40'ların üzerinde bir oranda ana ya da ikincil motivasyon olarak kültürel miras ve arkeolojik keşiflerin belirtilmiş olması ve çarpanları ile beraber bu kitlenin 580 milyar dolarlık bir ciroyu oluşturması ilginç bir veri olarak kayıtlara geçti. Otelcilerimizin dikkatini çekecek bir diğer veri de Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat'tan geldi: 2026 yılı nisan-haziran döneminde, Booking, Airbnb ve Expedia gibi önde gelen çevrimiçi platformlar, toplamda 258 .8 milyon geceleme gerçekleştirmiş! Türkiye 'de gecen sene toplam geceleme sayısı 252.3 milyon idi! 2026 yılı ocak-ağustos döneminde, geçtiğimiz yıla göre yüzde 1.84'lük bir azalma ile toplam 34.826.677 yabancı ülkemizi ziyaret etmiş durumda. Bunların yüzde 35.82'si(12.473.679) İstanbul, yüzde 29.52'si(10.282.502) Antalya, yüzde 8.46'sı(2.946.599) Edirne, yüzde 6.73'ü(2.344.464) Muğla ve yüzde 3.10'u da(1.081.226) İzmir'e giriş yapmış.. Ülkemize en çok ziyaretçi Rusya Federasyonundan gelmiş: Toplamda 4.717.814 Rus turist, ocak-ağustos döneminde gelen total turistin yüzde 13.55'ini oluşturmakta. Almanya yüzde 12.61 ile(4.391.616) ikinci, İngiltere yüzde 7.79 ile(2.714.652) üçüncü. Bu ülkeleri İran ve Bulgaristan takip ediyor. Bakanlık belgeli tesislerde, ilk sekiz aylık dönemde 71.992.115 geliş ve kayıt yapılmış. Kümülatifte de 181.556.879 geceleme olmuş. Buna göre dönem ortalaması alındığında doluluk oranları yüzde 47.04 ve ortalama kalış süreleri de 2.52 gün olarak kayıtlara geçmiş durumda. Görüldüğü kadarı ile sektör, geçen senenin altında veriler ile yılı tamamlayacak. Bu noktada, makalenin sonuna geldiğimizden İzmir verilerinin analizini yapacak yerimiz kalmadı ancak, dünya turizm trendleri kasım aylarına doğru kayıp, kültür ve arkeoloji odaklı seyahatler ivmelenirken, gerek iklim gerekse kültür ve arkeolojik mirası konularında eşsiz bir zenginliğe sahip bu güzel kentin, hakettiği turizm potansiyelini gerçekleştirememesi, hepimizin ortak üzüntüsü olmaya bir süre de olsa devam edecek ne yazık ki!
