Bir kenti, bir şehri yönetmeye aday olan insanın, önce halkıyla iç içe olmaya özen göstermesi gerek...
Bu, öncelikle şeffaf, özgürlükçü ve yaratıcı olmanın da ilk ayağıdır.
Çünkü, sorulardan kaçmak, sorunlardan dert yanan insanlara tepeden bakmak, özellikle belediye başkanları için kötü bir puan...
Başkanlara şikayet hakkını erkekler pek kullanmaz. Nedendir bilinmez, bu konuda daha dürüst ve girişken olan kadınlardır.
Bu nedenle kadın seçmelerine samimiyetini, başkan kimliğini, yüreğini açan bir aday, beklentisinin yüzde 50'sini aşmış demektir.
Zira, kadın seçmen, 40 yılda bir gördüğü bir başkanı görmek istemez yönetimde...
Onlar için önemli olan, başkanlarının sürekli yanlarında olmasıdır.
***
Çiğli Belediyesi'ni yönetmeye aday olan Veli Kasap, işte bu şanslı isimlerden biri...
Yıllarca 'Sasalı' gibi, kabuğuna çekilen ve sorunlarla boğuşan bir beldeyi ön plana çıkaran, başkanlığını üstlendiği Sasalı'yı görev süresi içinde İzmirlilere tanıtan, Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı işbirliği sonucu Doğal Yaşam Parkı'nı beldesine çeken, Kuş Cenneti'ne ilgiyi artıran Veli Kasap, çalışmalarında en büyük desteği kadınlardan gördü.
Onlarla aynı dili konuşan ve yaşadığı beldenin seçmenleriyle birlikte hareket eden Kasap, yeni düzenlemeler sonucunda, Sasalı belde belediyesi olmaktan çıkıp Çiğli'ye bağlanınca, İzmir'in gelişmeye açık ve samimiyet arayan bu ilçesine de CHP'den başkan aday adayı oldu.
Şimdi kendisini halka tanıtma çabasında... Sasalı halkı ile birlikte büyük işler başaran Kasap, şimdi aynı enerjiyi, aynı samimiyeti Çiğli için kullanmak için çabalıyor.
***
Veli Kasap'ın ne kadar sevildiğini görmek için, tek tatil günümde, geçen pazar günü, halkla yaptığı toplantıya katıldım.
Öncelikle söylemek isterim ki, çok coşkulu, neşeli bir atmosferdi yaşadığım...
Hele kadınlar...
Başkan adaylarını soru yağmuruna tutan, bağırlarına basan, fotoğraf çektirmek için yarışan kadınlar bence, yerel seçimin en belirleyici etkeni olacaklar.
Çünkü yönetimde etkili olmakta, çok istekli ve kararlılar. Hiçbir işi şansa bırakmıyorlar.
İstiyorlar ki, yanlarında hep başkanları olsun, sorunlarını paylaşsın, çözüm üretsin ve güvensinler.
Kadınların güvendiği her adayın, bu ülkede her zaman şansı vardır. Veli Kasap'ın da gördüğümce öyle.
Çünkü kadınlar öyle istiyor. Gelecekleri için, çocukları için...
GÜNÜN SÖZÜ
Yalnızlık güzel bir şey, ama birilerinin yanınıza gelip yalnızlığın güzel birşey olduğunu söylemesi gerekir.
Balzac
Ocakbaşında piyano...
İzmir, özellikle, yemek kültürünün yaygın olduğu bir şehir... Denizi ve doğayı buluşturan bu güzel kenti dolaştığınızda, bu farkı hissetmeniz olası...
Hemen her köşe başında, her deniz kıyısında, her sitenin çevresinde, her ünlü mahallenin sokaklarında; restoranlara, kebapçcılara, pizzacılara, pastacılara rastlamanız mümkün...
Bu İzmir'de öyle bir şey ki, bütün bu saydığım gıda sektörünün temsilcileri, neredeyse bakkal dükkanı gibi, sıra sıra...
Çoğunun bir özelliği yok, tek savundukları şey, lezzet farkı... Ne mimari dekorasyonda ne de mekana kattıkları farklılıkta bir başkalık yok.
Oysa yemek kadar, dinleyeceğin müzik, ferah bir mekan ve farklı masa düzeni de insanları restoranlara çeker...
Bu artık günümüzde bir beklenti halinde...
***
Doğrusunu söylemek gerekirse, bütün bir saydıklarıma özen gösteren restoran işletmecileri parmakla gösterilecek kadar az...
Böyle birine de önceki akşam, bir arkadaşımın davetiyle tanıklık ettim. Mekan Mavişehir'de göz hastanesinin hemen yanı başında, adı ise 27 Ocakbaşı...
Sizlere daha önce yine bu köşede anlattığım 27 Gaziantep Mutfağı'nın yaratıcısı olan maden mühendisi ve meclis üyesi Metin Tokatlıoğlu'nun ikinci mekanı...
Ancak mekan kendisinin değil, oğlu Tayfun Tokatlıoğlu'nun yönetiminde...
Zaten genç adam, açtığı ocakbaşında farkını hemen hissettirmiş...
Örneğin ben hayran kaldığım bu farka... Siz hiç, ocakbaşı gibi türkülerle bezenen bir Anadolu kültürüne, piyano, keman gibi klasik müzik düşünür müsünüz?
Yaşamadan zor... Ben burada yaşadım ve büyük keyif aldım diyebilirim.
Piyano nağmeleri bir Rus sanatçıya ait... O kadar büyüleyici ki.
Ayrıca size bir şey söyleyeyim, mekanın dekorasyonu bir harika... Mimarını tebrik etmek lazım. Bir köşede yemek yerken, bilgisayarda işlerinizi görebiliyor, bir başka köşede arkadaşlarınızla iş toplantısına katılabiliyorsunuz.
Ayrıca, Antep yöresinin tüm özel lezzetleri, Tayfun'a babasından kalan titizlikle bir arada...
İşte farklı olmak budur.
