Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, büyük zirveler yaparak dünyanın merkezi olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Türkiye, dünyadaki krizleri çözmek için masa başı diplomasisinde kilit bir ülke olduğunu gösteriyor. Dünya barışı, sorunlara çözüm bulma, iklim değişikliği ve küresel ekonomik gelişmelerin değerlendirildiği zirvelerle Türkiye öne çıkıyor. Zirveler, Türkiye'nin uluslararası arenada güçlü, güvenilir ve sözü geçen bir devlet olarak kabulünde büyük rol oynuyor. Başkentimiz Ankara, küresel diplomasinin merkezi olarak adından söz ettirecek, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde 36. NATO Zirvesi'ne hazır. Sonbaharda da, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi, yine Ankara'da gerçekleşecek. Türk dünyasının kalbi Ankara'da atacak. Ankara'nın, uluslararası görünürlüğü hiç olmadığı kadar artıyor. Başkentimiz küresel diplomasinin merkezi olarak adından söz ettirecek. NATO Ankara Zirvesi ittifakın tarihi açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Trump'ın, transatlantik çatlaması, Avrupa ülkeleri ile soğukluk yaşanan bir süreçte Cumhurbaşkanımız Erdoğan'la yakın işbirliği içinde olmasından dolayı katılmasının kritik Ankara NATO Zirvesi için bir şans olduğu ifade ediliyor. ABD Başkanı Trump'ın çantası ve "NATO 3.0" kavramı Ankara NATO Zirvesinde açılacak.
NATO 3.0 FORMATI
Trump, geçen hafta, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan için geleceğini ifade etmiş, "Türkiye, NATO'num güçlü bir üyesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok mutlu edecek bir şey yapacağım. Türkiye'ye 80 adet savaş jet motoru satışını kongreye bildirdim" demişti. Trump'ın çantasından, "80 adet F110 GE motoru ve bakım setlerinin satışına dair" net açıklama çıkacağı bekleniyor. Savaş uçağı motorları çok önemli. Milli savaş uçağı KAAN yapıyoruz. 40 adet KAAN savaş uçağında bunlar monte edilecek, Türk Hava Kuvvetlerine 2028 yılında KAAN filoları teslim edilecek. 2030 yılından sonra Türkiye'nin geliştirdiği milli ve yerli TF 35000 motorları ile yola devam edilecek. Endonezya'ya 40 adet te teslim edilecek. Trump'ın çantasından, NATO'nun güney kanadında stratejik konuma getirecek yeni güvenlik mimarisinin çıkacağı belirtiliyor. Aldığımız bilgilere göre, NATO'nun geleceğinde Türkiye'nin stratejik rolü ve savunma sanayii Zirvenin gündeminin merkezinde yer alıyor.
NATO 1.0: Soğuk Savaş Dönemi (1949 - 1991) Soğuk Savaş dönemini kapsayan 1.0 versiyonu sert gerçekçilik, net tehdit ve topyekûn bölgesel caydırıcılık konularında şekillenmiş bir NATO idi. Konsept olarak Sovyetler Birliği (SSCB) tehdidine karşı kuruldu.
NATO 2.0: Tek Kutuplu Dünya ve Genişleme (1991 - 2024) Bu dönemde Doğu Bloku ülkeleri ittifaka dahil edilerek genişleme sağlandı. Avrupa, ABD'nin tam bağımlılığı içine girdi.
NATO 3.0: Ankara Zirvesi'nde Yol Haritası Belirlenecek.
NATO 3.0, aslında NATO'nun çok kutuplu dünyaya uyarlanmış formatlarını içeriyor. Temel ilkesi, ABD'nin dile getirdiği "Bağımlılık değil, ortaklık istiyoruz" yaklaşımının yol haritası ortaya çıkacak. Ankara Zirvesi'nde NATO 3.0 kapsamında masada olan başlıklar şunlardır: Avrupa'nın "İlk müdahaleci" olması: ABD, Çin ile Pasifik'teki rekabetine odaklanıyor. Trump, kendinize gelin, silahlanma işine para ayırın diyor. Bu yüzden NATO 3.0, Avrupa'nın kendi topraklarını savunmada sorumluluğu almasını istiyor. ABD nükleer ve lojistik şemsiye olmaya devam edecek, ancak konvansiyonel (kara ve hava) güçte yükü artık Avrupa yerine getirecek. NATO'ya katkı artışı: GSYH yüzde 2 sınırı yüzde 5'e çıkarıldı. Bazı müttefiklerin 2035'e kadar savunma bütçelerini GSYH'lerinin yüzde 5'ine çıkarma taahhütleri ve savunma sanayi üretim kapasitelerinin artırılması tartışılacak. Rusya-Ukrayna ve İran savaşlarından çıkarılan dersler: Ankara'da; ucuz dron teknolojileri, elektronik harp unsurları, siber savunma ve kritik altyapıların korunması yeni askeri planlamaların merkezinde yer alarak yeni format çizilecek.
ERDOĞAN'DAN MESAJLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'nde NATO'nun yeniden şekillenmesinde 3.0 formatına yönelik dikkat çekici notlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır" dedi. Erdoğan, "Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak, müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması, bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak Lahey Zirvesi'nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz" ifadesini kullandı. Erdoğan, "İttifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" diye konuştu.
SONUÇ: Ankara Zirvesi'nin diğer zirvelerden ayırt edici özelliğinin, savunma sanayisi iş birliğine yapacağı vurgu olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu'nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak" dedi. Evet. Şahlanan Türk savunma sanayi, NATO 3.0 formatının merkezinde yer alacak günlere doğru yürüyor.
