• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
NATO Zirvesi’nin yeni dünya düzeni şifreleri

BÜLENT ERANDAÇ

NATO Zirvesi’nin yeni dünya düzeni şifreleri

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 29 Haziran 2026

7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne 8 gün kaldı. Dünyanın en güçlü 32 ülkesinin lideri Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğindeki zirveye katılacak. Dünyanın gözü ve kulağı Ankara'da. Zirve, Yeni Dünya Düzeni inşasının (2015-2035) önemli bir virajında gerçekleşeceğinden 70 yıldır yapılan zirvelerinden farklı bir özelliğe sahip olacak. Bundan dolayı, NATO kuruluşundan günümüze kadar kurgulanan stratejiden yeni bir stratejiye NATO Ankara Zirvesi'nde geçme kararı verecek. Alınan kararlar da dünyanın 5 kıtasını da birebir etkileyecek. Bölgesel güç-küresel aktör Başkan Recep Tayyip Erdoğan-Türkiye, NATO'nun geleceğine yön verecek pozisyonda bulunuyor. Mark Rutte başta Türkiye olmak üzere müttefiklerin zirvede on milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları duyuracağını söyledi. ASELSAN'a ve Türk savunma sanayisine özel bir parantez açan Rutte'nin vurgulamaları, Türkiye'nin savunma sanayiindeki devrimini işaret ediyor. Rutte, Savunma Devrimi gerçekleştiren ASELSAN'ın yalnızca Türkiye için değil, küresel güvenlik ve tüm NATO ittifakı için stratejik öneme sahip bir dönüşüme öncülük ettiğini ifade etti.

GÜVENLİK TEHDİTLERİ
İlkbaharda Türkiye'yi
ziyaret ettiğini ve ASELSAN'da genç mühendislerle görüştüğünü anlatan Rutte, "Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi ASELSAN, İttifakımızın her üyesine fayda sağlayacak olan Türkiye'nin savunma sanayisi devrimine öncülük ediyor. Savunma sanayiyi güçlendirmeleri transatlantik bir şekilde yapmamız ve bu sanayi tabanının California'dan Türkiye'ye kadar uzandığını anlamamız gerekiyor. Türkiye'nin NATO genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketi var. Ankara'da düzenlenecek zirvede büyük bir savunma sanayisi günü düzenleyeceğiz" dedi. Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisi ile yenilikçi teknolojilerin öne çıkacağını aktaran Rutte, "Ankara'da, güvenilir caydırıcılık ve etkili savunmanın gerektirdiği kabiliyetleri sağlayabilmemiz için sanayi ve inovasyonun sürece dahil olduğunu görmeyi bekliyorum" diye konuştu. Yeni Dünya Düzeni inşa edilirken NATO'nun "RUSYA ve ÇİN'i bugün de uzun vadede de en büyük tehdit olarak değerlendirerek, yeni kararları bu yolda alacağı belirtiliyor. Bu bağlamda, dünyada artan güvenlik tehditlerine de özel yer ayıran Rutte, Rusya'nın uzun vadeli tehdit olmaya devam ettiğini, Çin'in askeri kapasitesini ve nükleer gücünü hızla geliştirdiğini, Kuzey Kore'nin nükleer programını sürdürdüğünü ve Ukrayna savaşından askeri tecrübe kazandığını anlattı. İran'ın da gündemlerindeki önemli başlıklardan biri olduğunu ve müttefiklerin uzun yıllardır İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda ortak görüş taşıdığını ifade etti. PEKİ, ABD olmadan AVRUPA etkili bir askeri güç olabilir mi? Bilindiği gibi, ABD Başkanı Trump'ın NATO'dan çekilme tehdidinin yarattığı fırtınalar esiyor. ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği son saldırılara, dünya enerji denkleminin merkez üssü Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına karşın, Avrupa ülkelerinin aktif olarak katılmayı reddetmesinin ardından transatlantik ilişkileri hala gergin.

ERDOĞAN BİR ŞANS...
İşte bu kritik noktada, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa ülkeleriyle soğukluğu devam eden ABD Başkanı Trump'ın Ankara Zirvesi'ne gelmesini sağlaması büyük bir şans ve fırsat olarak değerlendiriliyor. Peki olası bir çekilme kararı halinde, Avrupa ülkeleri ABD ordusunun desteği olmadan kayda değer bir caydırıcılığı sürdürebilir mi? NATO son derece güçlü olsa da savunmadiplomasi stratejistleri, ABD'nin ayrılması durumunda örgütün güçlü bir rakibe karşı caydırıcılık kapasitesinin önemli ölçüde aşınacağını söylüyor. 2026 itibarıyla yaklaşık 68 bin ABD askeri, 31 üs ile 19 askeri sahaya yayılmış şekilde Avrupa'da konuşlu durumda bulunuyor. ABD desteği olmadan Avrupa'nın "stratejik nakliye, istihbarat, gözetleme ve keşif kabiliyetleri ile füze savunma sistemleri" gibi kritik alanlardaki boşlukları kapatmakta zorlanacağını söyleniyor. Olası bir çekilmenin Avrupa güvenliği için sarsıcı olacağı ifade ediliyor. Almanya 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez DEV SİLAHLANMA PROJELERİNE geçerken, Avrupa ülkelerinin, ABD'nin yardımı olmadan anlamlı askeri kapasiteyi sürdürmeleri gerektiği vurgulanıyor. Trump da baskı yaparak, NATO üyelerinin 2035'e kadar savunma harcamalarını GSYH'nin yüzde 5'ine çıkarma kararını aldırdı. ABD, NATO karargâhı, askeri komutanlıklar ve altyapıyı finanse eden NATO'nun ortak bütçesinin de yaklaşık yüzde 15'ini karşılıyor. Müttefikler savunma harcamalarını artırırken, ABD mali katkılarını geri çekerse çok daha fazlasına ihtiyaç duyulacağı bir gerçek. Fransa ve İngiltere'nin nükleer silahları var; ancak bunların toplamı Rusya'nın cephaneliğiyle karşılaştırıldığında çok daha küçük. Avrupa ülkelerinin olası Rusya 'nın ilk saldırılara dayanmak ve hızlı seferberlik sağlamak için askeri planlamalar yapsa da bunun uzun vadede sürdürülüp sürdürülemeyeceği net olarak bilinmiyor. Bazı tanınmış savunma- diplomasi stratejistleri, ABD'nin ittifaktan kopuşu siyasi açıdan transatlantik birlik için ve NATO'nun Rusya ve diğer hasımlara sunduğu caydırıcılık açısından felaket olur" diyorlar.

SONUÇ
ANKARA NATO ZİRVESİ'NDE, NATO 3.0 sürecinin ABD'ye daha az bağımlı ancak ABD'nin ittifak içindeki güçlü konumunu koruyacak şekilde yeni yapısına karar verilecek. NATO'nun yeni caydırıcı gücü konusunda NATO ANKARA ZİRVESİ'nden çıkması beklenen önemli kararlar da olacak. İttifakın nihai güvenlik garantisi nükleer silahlara dayanıyor. ABD, İngiltere ve Fransa'nın nükleer kapasiteleri bu gücün omurgasını oluşturuyor, Nükleer Planlama Grubu aracılığıyla bu kapasitelerin modernizasyonu güncellenecek. NATO komutasındaki çok uluslu güç, sınır ötesi krizlerde hızla bölgeye intikal edebilecek şekilde geliştirilecek. Balistik füze tehditlerine karşı oluşturulan, radar ve önleyici sistemlerin entegre edildiği savunma kalkanı tahkim edilecek. Doğrudan askeri müdahale gerektirmeyen durumlarda istişare mekanizmalarını (4. Madde) devreye sokarak potansiyel çatışmaları diplomatik olarak caydırma yöntemleri revize edilecek. Evet. Türkiye, bu sistemin kritik bir parçası. Sahip olduğu stratejik coğrafi konum ve sayısal büyüklükle NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip. Baykar, adeta kurulu düzeni sarsan Avrupalı şirketlerin en iyi örneklerinden biri. Uzun yıllardır kabul gören birçok temel prensibi yeniden Türkiye, NATO'nun gelecekteki askeri kabiliyetleri açısından kritik önem taşıyor, şekillendiriyor. ANKARA'DA NATO İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.