Sakarya Sapanca'da AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda, Cumhurbaşkanı Erdoğan TÜRKİYE KİTABI mottosuyla tarihi çıkışını sürdürdü. Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere dış politika, güvenlik gibi milli meselelerde uzlaşıya hazırız. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O menzile yürüyen herkesle yol yürürüz" dedi. Başkan Erdoğan, 'TÜRKİYE KİTABI' başlıklı hitabında, bir kitabın binlerce sayfasının, her sayfasının da farklı renkte olabileceğini, kitabın her sayfasında farklı bir hikaye, o hikayelerin de farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabileceğini söyledi. Kitabın her sayfasının ayrı bir tezhibi, hattı, minyatürü, ebrusu olabileceğini ama her kitabın bir kapağının, kitabı bir arada tutan şirazesinin ve onu bütünleştiren cildi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, ön sözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir.
O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana 'uğurlar olsun' dediğimiz gibi yolumuza girene de 'hoş geldin' der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız" diye konuştu.
DİMDİK AYAKTA
25 yıl. Çeyrek Yüzyıl. Her türden darbe girişimine, parti kapatma davasına, parti bölmek için küresel güçlerin ve aparatlarının siyasal mühendislik tezgahlarına rağmen dimdik ayakta durdu AK PARTİ. O günden bu yana demokrasimiz açısından ibretlik tablolar yaşandı. Demokrasimiz siyasetin ve siyasetçinin nasıl biçildiğini, demokrasi şehidi rahmetli Adnan Menderes ve değerli bakanlarımızın bürokratik ve askeri oligarşi tarafından idam edilmesini yaşadı Aziz Milletimiz.
Başkan Erdoğan'ın kurduğu AK Parti'ye ADNAN MENDERES sevgisiyle sarılan milletimiz, 25 yıldır hep sahip çıkarak, ülkemizde siyasi ve istikrarın korunmasını sağladı. Erdoğan liderliğinde AK Parti, Aziz milleti 'merkeze alarak' Büyük Türkiye hamleleriyle, reformlarla, yeniliklerle, kültürel mirasımızı ve tarihî birikimleri tahkim ederek yürüyor.
EFSANE BAŞKAN Sakarya'nın Sapanca ilçesindeki istişare toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kürsüye çıktığı sırada, "Efsane Büyük Başkan" adlı yeni şarkı güne damga vurdu. Yeni Şarkısın sözleri, Erdoğan'ın tarihi yürüyüşünü çok iyi anlatıyor.
"Ayinesi iş, ömür vakfetmiş canla başla / Ak bir geçmiş hep hizmet etmiş çeyrek asra / Koltuk kavgası değil, hizmet için nöbette / Partisi her zaman milletinin emrinde / Adı AK Parti, 25 yıldır sizinle AK Parti / Çeyrek asırlık destan, tarih yazıldı baştan / Efsane büyük başkan Recep Tayyip Erdoğan Dünya yanarken, kabus yaşarken biz güvendeydik / Masada güçlü, sahada güçlü biz her yerdeydik / Koltuk kavgası değil, hizmet için nöbette / Partisi her zaman milletinin emrinde / Adı AK Parti, 25 yıldır sizinle AK Parti / Çeyrek asırlık destan, tarih yazıldı baştan / Efsane büyük başkan Recep Tayyip Erdoğan" Başkan Erdoğan'ın Sakarya'dan verdiği mesajlar içinde, her zaman olduğu gibi, İÇ CEPHE en önemli değerlendirmeye konu oldu. Türkiye'deki 86 milyonun başka bir vatanı, başka bir yurdu ve mensubu olduğu başka bir milleti olmadığını belirten Erdoğan, herkesin bu topraklarda birlikte yaşadığını, birlik ve beraberlik içinde olduğunu ve son nefese kadar da birlikte olmaya devam edileceğini söyledi.
Erdoğan, "Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik. Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez. Geçmişte olduğu gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez. Kimse bize kendi öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz, mütekebbir bir üslupla bize ders veremez.
Bu hiç kimsenin haddi de değil, hakkı da değildir. Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa, bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir. Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır. AK Parti'yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz" diye konuştu.
KIZIL ELMA'YA YÜRÜYÜŞ
Kurduğu AK Parti çeyrek yüzyıla ulaşırken, EFSANE BAŞKAN ERDOĞAN, KIZIL ELMA'YA yürüyor. Elbette AK Parti 25 - 30 yıl için kurulmadı. Erdoğan her konuşmasında, MAZİDEN ATİ- YE YÜRÜYÜŞÜN KODLARINI veriyor. Erdoğan liderliğinde AK Parti'nin tarihi yürüyüşünün hedefleri var. Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin 2053 ve 2071 - KIZIL ELMA hedefleri; cumhuriyetin temel vizyonunu ileriye taşıyan, Güçlü ve Büyük Türkiye başlığı altında, savunmada ve teknolojik bağımsızlık ve ekonomik kalkınma ve bölgesel güç - küresel aktörlük olmak üzere ülkemizin küresel çapta lider bir güce dönüşmesini amaçlayan uzun vadeli stratejik yol haritalarıdır. 2053 Vizyonu ve Hedefleri doğrultusunda Avrasya'nın kalpgahında kilit olmadan küresel ulaştırma ağından güçlü sanayiye ve knerjide bağımsızlık, Türkiye'yi küresel diplomasi merkezi yapmaktan, yakın coğrafyasında barış çalışmalarına kadar kapsamlı eylem planları uygulanmaktadır. 2071 - KIZIL ELMA Vizyonu: 2071 yılı, Malazgirt Zaferi'nin 1000. yıl dönümünü temsil eder. Bu tarih, 2023 ve 2053 hedeflerinin ulaştığı seviyeyi daha da ileriye taşıyan, Türkiye'yi küresel bir süper güç yapma ideallerini barındıran sembolik ve stratejik bir ufuk vizyonudur. SON SÖZ BİRLİK VE BERABERLİK tahkimatında Başkan Erdoğan'dan kıymetli ifadeler: Siyaset "aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde" anlayışıyla yapılmamalı. Siyasette uzlaşma, konuşma, müzakere, farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabası olmalıdır. Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir paydada buluşma iradesini, bu erdemi göstermek zorundayız. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız. " GAZİ MUSTAFA KEMAL
ATATÜRK'ÜN İFADE ETTİĞİ GİBİ, 'SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR'.
