;
CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
Altın bir adım öne çıkabilir mi?
13.10.2017 | Arşiv

Altın bir adım öne çıkabilir mi?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

Amerikan ekonomisine yönelik temel veriler, başta enflasyon oranı, FED'in sıkılaştırma konusunda daha ağır hareket etmesine neden oluyor.
Bu yüzden her toplantı sonrası FED'den gelen sıkılaştırmaya yönelik hafif tonda sinyaller yatırımcıları bir nebze dolardan uzaklaştırıyor. Zayıf dolara bir de artan jeopolitik riskler eklendiğinde altın sanki bir adım öne çıkıyor gibi görünüyor. Gerçekten çıkabilir mi?
Federal Açık Piyasa Komitesi'nin Eylül toplantısına ait detayları içeren tutanak dün yayınlandı. Gelenek pek bozulmamış, diğer tutanakların benzeri vurgular yapılmış. İşgücü piyasasındaki düzelmenin sürdüğü, büyüme hızının ılımlı arttığı ve enflasyonun halen yüzde 2'nin altında kaldığı görüşü yineleniyor bu raporda da... Ancak bir faiz artırım haklarını yıl içinde kullanacaklarını, bilanço normalleşmesine en kısa zamanda başlayacaklarını da hatırlatmadan geçmiyorlar. Aslında verdiği olumlu ve olumsuz mesajları sadeleştirdiğimizde doları da yabana atmayın sonucu çıkıyor.

AZ RİSKLİLER TERCİH EDİLİYOR

FED'in tavrına göre dolar yılsonuna kadar kısmen yatay bir seyir izleyecek. Bu arada jeopolitik risklerin artması yatırımcıların daha az riskli enstrümanlara yönelmelerine neden oluyor.
Tabii az riskli yatırım araçları listesinin başında da altın geliyor.
2017'nin ikinci çeyreği itibarıyla altın yatırımcılarından "altına endeksli yatırım fonları" hariç diğerleri taleplerini artırmışlar.
Geçen yılın aynı döneminde 250 ton altını portföylerine eklerken bu yılın ikinci çeyreğinde sadece 50 ton civarında altın talep etmişler.
Buna karşın mücevher altın talebi bu yıl yüzde 8 yükselmiş.
Toplam iki çeyrekteki mücevher altın talebi 1000 ton sınırına yaklaşıyor.
Merkez Bankaları da altına ağırlık vermeye çalışıyorlar.
İki çeyrekte 200 ton civarında altını rezervlerine eklemişler. Çin Merkez Bankası 1,842 ton ile Amerika'dan sonra en fazla altın sahibi banka konumunda... Rusya Merkez Bankası'nın 1,715 ton ve Hindistan Merkez Bankası'nın ise 558 ton altını var rezervlerinde...
Bizim Merkez Bankası da 456 ton ile sıralamanın üstlerinde bulunuyor. Teknolojide kullanılan altın miktarı bu yılda da aynı seviyelerini koruyor. Toplamda dünya altın talebi 2017'nin ikinci çeyreğinde geçen yıla göre yaklaşık yüzde 8,5 dolaylarında düşmüş. Gerileme tamamen altına dayalı yatırım fonlarından kaynaklanıyor. Yoksa yatırım ve mücevher altının klasik talep edenlerinde bir değişim söz konusu değil. Ancak üçüncü çeyrekte rüzgar yeniden altın lehine esmeye başladı ve altın talebini yeniden yukarı yönlü eğilime girdi.

YÜZDE 8 AZALMIŞ!

Arz tarafında da benzer şekilde düşüş gerçekleşmiş yılın ilk çeyreğinde...
Madenlerden çıkarılan ve işlenen altınlar her zaman olduğu gibi çeyrek bazında 800 tona yaklaşıyor. Ancak geri dönen (recycle) altınlar 2017 yılında yüzde 18 azalmış. Demek ki altın yatırımcıları zorunlu kalmadıkça altınlarını nakde çevirme ihtiyacı duymuyorlar. Her iki altın arzı kanalını yan yana getirdiğimizde toplam altın arzının yüzde 8 gerilediğini görüyoruz.
Görüldüğü gibi altın talebi son çeyrekte arzın çok az önünden gidiyor. Bu da altın fiyatını 1300 dolar sınırına getirdi. Yılın kalan aylarında da altın dolara nazaran yatırımcılar için daha iştah açıcı olabilir.