• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
İşte “Che Guevara bakışlı seri katil!” ERHAN GÜLENÇ

İşte “Che Guevara bakışlı seri katil!”

erhan.gulenc@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 26.02.2024, 00:00


İyi Parti lideri Meral Akşener ile partisinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterdiği Prof. Dr.
Ümit Özlale ile arasındaki diyaloğun boyutlarını görünce şaşırıyoruz.
Özlale, Akşener'in kendisiyle ilgili nasıl ifadeler kullandığını anlattıkça bu şaşkınlığımız daha da büyüyor.
İzmir Milletvekili olan Özlale, adaylığının açıklanmasının hemen ardından gençlerle bir araya geldiğinde bu konuda önemli bir ipucu vermişti: "Bir hata yapıp siyasete girdim. Benim 3 yıl öncesine kadar siyasetle işim olmadı. Benim annem Balkan göçmeni, Meral hanım da Balkan göçmeni, ben Balkan göçmeni birini karşıma alamam.
Meral Akşener bana 'Niye gelmiyorsun şerefsiz' dedi. O şekilde siyasete girdim" ifadelerini kullanmıştı. Yani Genel Başkanın kendisine şaka yollu olarak 'şerefsiz' dediğini aktarmıştı.
Özlale şimdi de bir canlı yayında Akşener'in kendisine taktığı bir başka lakabı da açıkladı. Meğer, Akşener, Özlale'ye "Che Guevara bakışlı seri katil" de diyormuş...
Özlale, Genel Başkanın kendisi için kullandığı bu lakabı açıkladıktan sonra şöyle devam etti: "Sebebi de şu: Çok sert eleştirileri çok yumuşak bir bakış açısıyla, çok yumuşak cümlelerle söylerim.
Yani asla kabalaşmam, asla çirkefleşmem. Ama bir eleştiri sert yapılacaksa onu sert bir şekilde söylerim ve direkt söylerim." Tabii ki, 'şerefsiz' ve 'seri katil' gibi sözler şaka yollu söyleniyor ancak bir siyasi partinin Genel Başkanı ile Genel Başkan Yardımcısı veya şu andaki milletvekili ve Büyükşehir Belediye Başkanı arasında böyle hitap ve diyaloglar yaşanması normal olarak kabul edilebilir mi? Bizce edilemez ve bu diyaloglar en hafif tabiriyle tuhaf... Ayrıca aralarında böyle tabirler kullanılıyorsa da bu böyle ulu orta kamuoyuna açıklanmaz...



Hamza Dağ, algı ve ezberleri yıkıyor
AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ, dikkat çekici bir seçim çalışması yürütüyor.
Dağ, geçtiğimiz günlerde Alsancak Gül Sokak'ta içkili mekanlarda eğlenen gençleri ziyaret etti ve "AK Parti, İzmirlilerin yaşam tarzına müdahale edecek" söyleminin sadece bir korku siyaseti ürünü olduğunu gösterdi. Dağ, adaylık sürecinde cem evlerini de ziyaret ediyor.
Dün, Uzundere'de cem evi ziyareti yaptı ve Alevi inancının simgeleri olan Hz. Ali resmi ile kılıcı Zülfikar'ın da yer aldığı cem evinde Alevi yurttaşların taleplerini dinledi, yapacaklarını anlattı.
Dağ, dün akşam da Limak Flarmoni Orkestrası'nın opera gösterisini izledi.
Anlayacağınız Dağ, İzmir ve Türkiye'de bazı kesimlerce vatandaşa ezberletilerek dayatılmaya çalışılan algı ve siyaset kalıplarını yıkıp geçiyor.
Dağ'ın seçim çalışmalarıyla AK Parti ve İzmirlilerin ilişkisi, yeniden şekilleniyor.





Birlikte kahve içseler ne güzel olur
İzmir Konak ilçesinde belediye başkanlığı seçimlerinde 5 kadın yarışacak.
AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın adayı İzmir Milletvekili de olan Ceyda Bölünmez Çankırı...CHP ise sahaya, Mimarlar Odası İzmir Şubesi eski yöneticilerinden Nilüfer Çınarlı Mutlu'yu sürdü.
CHP eski Milletvekili Bedri Serter'in eşi Huriye Serter de kocasının CHP'den Karabağlar'dan adayı yapılmamasının ardından İyi Parti'nin Konak adayı oldu. Yarışa Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) Gülhan Atış ve Memleket Partisi'nden Dilek Ete de girecek. Bu arada Çankırı'dan kadın adaylara yönelik dikkat çekici bir çağrı ve değerlendirme geldi. Çankırı, kadın rakipleri sorulunca, "Nilüfer Hanımla hiç tanışmıyoruz ama Huriye Hanımla hem STK hem de kıymetli vekilimizin eşi olması nedeniyle tanışıyoruz. Huriye Hanım bir STK'cı olarak çok bağımsız ve tarafsız davranmıştır her zaman. Adaylık durumuna şaşırdım. Bu keyifli bir seçim olacak. Ben buradan bütün kadın adaylarımızı da birlikte kahve içmeye davet ediyorum. Kadın kadının rakibi değil dostu olur. Bu partiler arasında bir hizmet yarışı, biz hizmette yarışacağız" ifadelerini kullandı. Gerçekten...
Konak'taki 5 kadın aday bir araya gelse ve oturup birer kahve içip sohbet etse, İzmir ve Türkiye'ye demokrasi ile kadın dayanışması adına çok güzel bir mesaj vermiş olurlar...



Soyer ve CHP Genel Başkanlığı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, partisi CHP tarafından aday gösterilmeyince büyük bir kırgınlık yaşadı. Soyer, önceki günkü Narlıdere Metrosu açılışında artık ulusal siyasete yöneldiğini "Bugüne kadarki hattımız İzmir Büyükşehir Belediyesi'ydi.
Bundan sonra sathımız, tüm vatandır" sözleri ile duyurdu.
Peki, Soyer, ulusal siyasette nasıl bir yer bulur? CHP'de şimdi 31 Mart seçimlerinin sonuçları bekleniyor. Eğer geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimler gibi yine bir hezimet yaşanırsa partide işler iyice karışır. Değişim diye gelen Genel Başkan Özgür Özel sorgulanır.
Özel'e eş genel başkanlık yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da kaybettiği an çok büyük yara alır.

ZOR AMA KONUŞULUYOR
Partide kartlar yeniden dağıtılır. Bu durumda adaylık için aylarca oyalanarak kamuoyu nezninde yıpratılan ancak diğer açıdan "mağdur" konumuna da sokulan Soyer, bu süreçte bir yükselişe geçebilir. CHP eski lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başını çekeceği 'karşı değişim' hareketinde Soyer de önemli rol alır. Hatta bakarsınız, Kılıçdaroğlu'nun öncülüğündeki hareketin genel başkan adayı bile olabilir. Biraz zor ama siyaset kulislerinde böyle bir ihtimalin de konuşulduğunu aktarmış olalım...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI