• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Yapay zeka çağında elektrikleşme

GONCA ELİBOL

Yapay zeka çağında elektrikleşme

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08 Kasım 2026

Dünya, ekonomik ve teknolojik açıdan köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün merkezindeki yapay zekâ var. YZ; üretimden finansa, sanayiden ulaşıma kadar bütün sektörlerin iş modellerini yeniden şekillendiriyor.
Stanford Üniversitesi'nin 2026 Yapay Zekâ Endeksi'ne göre küresel kurumsal yapay zekâ yatırımları, 2025 yılında iki kattan fazla artarak 581,7 milyar dolara ulaştı. Ancak bu teknolojik yarışın temelinde çok önemli bir gerçek var:
Enerji. Çip üretiminden veri merkezlerine, batarya teknolojilerinden dijital altyapılara kadar bütün süreçler kritik madenlere ve güçlü elektrik sistemlerine dayanıyor.
Dolayısıyla elektrikleşme; geleceğin ekonomisinde rekabet gücünü belirleyen en stratejik kalkınma alanının başında geliyor. 5 Kasım'da Dolmabahçe'de katıldığım Millî Enerji 2040 lansmanında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın ortaya koyduğu vizyonu bu nedenle çok değerli buluyorum.
Bayraktar'ın "Artık Türkiye ekonomisi elektrikleşecek" vurgusu, bütün sektörleri kapsayan büyüme stratejisini ile arz güvenliği, iklim ve dışa bağımlılık aynı kalkınma denkleminde buluşuyor.

BEŞ STRATEJİK ALAN
Milli Enerji 2040 beş stratejik alana dayanıyor: enerji verimliliği, nükleer enerji, yenilenebilir enerji ve yerli ekipman üretimi, petrol ve doğal gaz ile kritik madenler. Elektrikleşme ve dijitalleşme bu alanların ortak zemini. Kritik minerallerin batarya, çip ve kalıcı mıknatısa dönüşmesi, teknoloji üretimi ve ihracatta rekabeti artırabilir. Ancak burada rezerv kadar, işleme teknolojisi, Ar-ge yatırımları ve fikrî mülkiyet de önemli başlıklar. Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefi kapsamında;
2040 hedefleri bu dönüşümün ölçeğini gösteriyor: Elektrik kurulu gücü 281 GW'a, ekonomide elektrikleşme oranı yüzde 36'ya, rüzgâr ve güneş kapasitesi 175 GW'a ulaşması için kollar sıvanmış durumda. Elektrik üretim kapasitesi için 190 milyar dolar, iletim için 36 milyar dolar, dağıtım için 80 milyar dolar yatırım öngörülüyor. Enerji sisteminin esnekliği açısından 140 GWh depolama ihtiyacı ve uluslararası elektrik bağlantı kapasitesini 15 GW'a çıkarma hedefi dikkat çekiyor.
Kamu ve özel sektörün toplam yatırım perspektifi 500 milyar dolar. Bu ölçek yeni bir yatırım ekosistemi demek. Diğer taraftan küresel iklim krizi, Sürdürülebilir Kalkınma hedefleri ve karbonsuzlaşma kapsamında elbette elektrikli araçların önemine de vurgu yapıldı. 2040'ta yaklaşık 20 milyon elektrikli ve hibrit araç öngörülüyor. Elektrikli araçların yıllık talebinin 90 TWh'ye, veri merkezlerinin ilave elektrik ihtiyacının 55 TWh'ye ulaşması bekleniyor. Bu tablo, ulaştırma ve yapay zekânın aynı şebekede buluşacağını gösteriyor. Elektrikleşme petrol ithalatını azaltıp cari dengeyi desteklerken enerji verimliliği işletmelerin maliyetlerini düşürebilir. Başarı, üretkenlik ve katma değerle ölçülecek.

DÖNÜM NOKTASI: 2036
Bakan Bayraktar'ın dikkat çektiği 2036 yılı, elektrik dağıtım lisanslarının önemli bölümünün süresinin dolacağı bir dönüm noktası. Lisansların geleceği; yatırım yükümlülükleri, tüketici memnuniyeti, akıllı sayaçlar ve hizmet kalitesinin yeniden ele alınması için fırsat sunuyor. Bu, yatırımlar için stratejik bir eşik. 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu'nun kritik altyapı yaklaşımı da bu sürecin güvenlik boyutunu güçlendiriyor. Güçlü şebekeler için fiziksel yatırımların yanısıra güvenli yazılım ve veri yönetimi çok önemli. TOBB Türkiye Yazılım Meclisi olarak ve özellikle sürdürülebilir yazılım ve Yeşil BT çalışma grubu olarak bu konular odak noktamız. Millî Enerji 2040 hedeflerine ulaşmanın en önemli anahtarı, nitelikli insan kaynağıdır. Kamu ve özel sektörün önde gelen kurumlarında yıllardır insan kaynakları yönetimi alanında çalışan, kurumsal yönetim sistemleri geliştiren bir yönetim danışmanı olarak şunu net bir şekilde ifade edebilirim: Stratejik hedeflerin başarısı; yenilikçi düşünceye, dijital yetkinliklere ve dönüşüm vizyonuna sahip insan kaynağıyla mümkündür. Üst yönetimin kararlılığı kadar, her kademedeki çalışanın değişimi sahiplenmesi, dönüşümcü liderlik, doğru yönetim modelleri ve kurumlar arası iş birliği de belirleyicidir.
Enerjide tam bağımsız Türkiye vizyonunu sürdürülebilir ekonomik değere dönüştürecek en stratejik sermaye, insandır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.