Geçtiğimiz haftalarda TABAAmCham'ın New York temasları kapsamında New Jersey'de düzenlediği Global Business Summit'e katılmıştım.
Zirvede Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi ve yeni yatırım fırsatları konuşulmuştu. New York'ta kurulan bu köprü, birkaç hafta sonra İstanbul'a uzandı.

30 ÜLKE KATILDI
TABA-AmCham, 7-9 Ekim tarihlerinde uluslararası iş dünyasının önemli organizasyonlarından ACE Best Practice Sharing Conference 2026'ya ev sahipliği yaptı.
AmChams in Europe çatısı altında her yıl farklı bir ülkede gerçekleştirilen konferans, ilk kez İstanbul'da düzenlendi.
Buluşmada 30 ülkeden 70 AmCham lideri ve 250'yi aşkın iş dünyası temsilcisi bir araya geldi.
Türkiye, ABD ve Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerin yanı sıra küresel ticaret, yatırım, teknoloji, girişimcilik, enerji ve transatlantik ortaklıkların ele alındığı konferansta yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi.
Program yalnızca konuşmaların yapıldığı bir toplantı değildi. Farklı ülkelerin deneyimlerini paylaştığı, ortak sorunlara çözüm aradığı ve gelecekte kurulabilecek iş birliklerinin temellerini attığı önemli bir ekonomik diplomasi buluşmasıydı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da katıldığı program; liderlik toplantıları, özel paneller, gala yemeği ve Boğaz'daki kapanış etkinliğiyle tamamlandı.
TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı'nın New York'taki zirvede söylediği şu sözler, İstanbul buluşmasının da ana fikrini özetliyordu:
"Sadece ticaret yapmayalım; birlikte yatırım yapalım, üretelim, teknoloji geliştirelim ve üçüncü pazarlara açılalım." İstanbul'un ev sahipliği yaptığı bu uluslararası buluşma, Türkiye'nin yalnızca büyük bir pazar değil; Avrupa, Amerika ve Asya arasında güçlü bir yatırım, üretim ve teknoloji ortağı olabileceğini göstermesi açısından önemliydi.
Türk şirketlerinin Amerika'da büyümesini konuştuğumuz bu dönemde bir başka önemli haber de Ümran Beba'dan geldi. Beba, 6 Ekim itibarıyla ETİ Global İcra Kurulu'nda Amerika Başkanı olarak göreve başladı. ETİ'nin Amerika'daki büyüme stratejisine, organizasyonunun güçlendirilmesine ve yeni fırsatların değerlendirilmesine liderlik edecek. Ümran Beba'yı bu önemli görevinden dolayı gönülden kutluyorum.
GURUR VERİCİ
Bir Türk kadınının böylesine büyük bir sorumluluk üstlenmesi hepimiz için ayrıca gurur verici.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Beba, yaklaşık 40 yıllık kariyerinin 25 yılını PepsiCo'da geçirdi.
İstanbul, Hong Kong, Dubai ve New York'ta görev yaptı; Türkiye'den Orta Doğu'ya ve Asya Pasifik'e uzanan geniş bir coğrafyada üst düzey sorumluluklar üstlendi.
Şimdi bu deneyimini Türkiye'nin köklü markalarından ETİ'nin Amerika yolculuğuna taşıyor. ETİ, bu yıl Kuzey Amerika'da hızla büyüyen bitkisel protein bar markası TRUBAR'ın tamamını 173 milyon dolar karşılığında satın almıştı. Markanın 21 binden fazla satış noktasına ulaşmış olması, ETİ'nin Amerika hedefinin büyüklüğünü de ortaya koyuyor. Bir tarafta New York'tan İstanbul'a uzanan uluslararası iş birlikleri, diğer tarafta Amerika'daki büyümesini deneyimli bir Türk kadına emanet eden köklü bir Türk markası...
Her iki gelişme de aynı şeyi söylüyor: Türkiye ile Amerika arasındaki yeni dönemin anahtar kelimeleri artık yalnızca ticaret değil; ortak yatırım, teknoloji, üretim ve güçlü insan hikâyeleri.
